13 Temmuz 2012 Cuma
Bir Kep Hikayesi
Mezunum ben meezun mezunum ben meezun J evet başlıktanda anlasıldığı gibi okulu bitirdim, aldım diplomamı attım KEPimiiii hay ellerim kırılaydı da atmayaydım o KEPiii ah kafama taş düşseydi taşla uğraşırken diğerleri atsaydı ben atmasaydım o KEPiiiii!!! neden mi anlatayım sizede. 21 haziran büyük gün artık mezuniyetimizin resmi çekilecek bu tarihte J ailelerimiz gelecek tebrik edecekler falan hatta çalışmıyor olsam para vereceklerdi lisede de öyle olmuştu da J sabah erken kalkıp provaya gittik. 1 saat provanın ardından koştura koştura kuaföre. Kuaförde saçlarımız yapıldı ve keplerimiz sabitlendi kafamıza. Sonra ben kendi başıma koştur koştur fotoğrafçıya. Fotoğrafçıdan sonrada Süleyman Demirel konferas soluna ailemin yanına gittim. Yorulduuuum daha dün İzmir den geldim dinlenemedim şimdide yoruldum ama olsun mezuniyetim bu benim yahu tatlı yorgunluk bunlar. Daha sonra salona geçtik işte birincilere plaketler verildi falaaaan bu kısmı atlamak istiyorum ben okulu zor bitirdim yahu ne birincisi ne ikincisi J daha sonra attık kepimizi havayaaaa bul bulabilirsen sonra kepten ne haber nede başka bişey. Şöle bakıntım etrafıma başkasının kepini alayım bari ama yok ayaklarımın altındada yok. Nese arkadaşlar öpmeye başladı hayırlı olsun hayırlı olsun falan da benim kepim yok yaaa bulamıyorum. Her tebrik edene kepimden bahsettim sonra birkaç hocaya söledim ama fayda yok neseee bizimkilerin yanına gittim. Sonra birlikte çıktık salondan. Gezdik karnımızı doyurduk. Sonra saat 5 te yaklaşırken dedim artık okula gideyim yoksa okul kapanacak dedim yahu. Koştur koştur okula gittim yeni bir KEP almaya. Sekreter dedi ki müdüre sormam gerek. İi peki dedim beklemeye başladım. Ne gelen var ne giden okul kapanacak neseki geldi en sonunda ve bana dediki 50 lira vermen gerek, bize zimmetli sonuçta eğer kaybolursa başımız ağrır dedi. Ne kepmiş allahım ya adamın başı ağrıyacakmış bir kepten lafa bak. Duyda inanma. Neyse dedim Gülfer tüm sükunetini koru sen uyma şeytana. Dedim ki yeni bir kep alsam yanındada cübbe zaten 30 lira biliyorsunuz da bir kep mi 50 lira olması şaşırtıcı dedim. Ben sadece kep almak istiyorum akşama stadyumda tören var sabaha da getireceğim dedim. O zaman kimliğini dedi. Kimliğimi nasıl bırakayım yaa dediysemde içimden tamam kimliğimi bırakayım dedim. Aldım ödünç kepimi koştur koştur yurta gittim. Bizimkiler geceye kalamayacaktı onları uğurladım eve gidecek eşyalarımı yolladım. Çıktım odama dinlendim dinlenemedim kızlarla stadyuma gittik 2. Törenimiz için. Orada geçiş töreni flan flan derken kep atılacak derkeeeen atmadım kepimi. Atarsam bulamasam kimliğimi vermeyecek adam ne atcam be. İyi yapmışım valla iyiki atmadım kalabalık olduğumuz için birkaç arkadaşımız bulamadı kepini. Oyy oy yorulduk yaa daha kalan eşyalarımı valizime toplayacağım ee malum yarın İzmir e dönüş var. nese yurtta topladım uyuduk geç uyandık ben kahvaltısız çıktım yine yollara. Koştura koştura fotoğrafçıya dün çektiğimiz fotolardan hangisi çıkacak diye sölemeye yaklaşık yarım saat bekledim ve 15 dakika da karar verme aşaması derken az kaldı okula geç kalacaktım. Okula gittim gitmesinede kimliğimi alan adam yok. Bekledim bekledim yok. Saat 12 yi geçti 2 saat sonra otobüsüm kalkacak kardeşim. Güvenliğe sordum öğleden sonra gelecek dedi. Bende yazaneye ayırttığım bileti almaya gittim. Aldım biletimi. Yurt a gittim kankiciğimle vedalaşmaya gidecek kız beni bekliyo. Nese vedalaştık flan gitti baharcığım. Eşyalarımın son hazrlılarını yaparken sen kep gelsin aklıma. Sonra ben onu bulamayayım baharı aradım ondaymış. Kız otobüse bindi mecburen indi yaa L sonra ben koştur koştur ödünç kepimi almaya bahardan. Sonra koştur koştur yurta. Eşyalarımı yazaneye taşımaya. Sonra koştur koştur kimliğim almaya. Adam yine yok yaa biraz daha bekledim neyseki geldi aldım kimliğimi. Sonrada koştur koştur otobüse. Neseki otobüsümü kaçırmadım hatta 20 dakika önce gittim olay yerine J mezun oldum artık. Mezuniyet belgemide yolladım müdürlüğe. Bu kadar koşuşturmadan sonra sanırım hak ettim bazı şeyleri :)
6 Temmuz 2012 Cuma
.............
Hayat işte ya bazılarına ilk olarak varı gösteriyor sonra yokluğu gösteriyor. Bazılarına tam tersi. Bazılarına sadece yokluğu bazılarına da sadece varlığı. Ama herkes yaptığını yaşıyor bu dünyada. Yani ne ekiyorsa onu yiyor J birinin hakkını mı yiyor onunda hakkı bir şekilde yeniyor, uyanıklık mı yapıyor daha uyanığı geliyor ona uyanıklık yapıyor. Arkasından konuştuğun kadar da seni konuşuyorlar ayrıca. Yaptığın hırsızlık kadar ceza çekiyorsun cezaevinde J cümle kurabildiğin sürece saygı görüyorsun. Hizmet verebildiğin süreç boyunca para kazanıyorsun ülkenden. Kıyafetin üzerinde taşıyabildiğin kadar pahalı. Üzdüğün kadar üzülüyorsun. Sevdiğin kadar seviliyorsun (burada insan sevgisinden bahsediyorum aşktan değil) . Markanın pek önemi kalmadı temiz değilsen eğer. Makyajın altındaki daha önemli artık. Her filmim sonu vardır önemli olan mutlu son olması.
ÇANAKKALE vazGEÇİLMEZ
Çanakkale çanakaleeeeeee. Benim en güzel yıllarm burada geçti. Evet evet biliyorum daha çok gencim ama 20 yıllık hayatımdaki en güzel iki yıl işte anladınız siz onu J Çanakkale’ de büyüdüm, Çanakkale’de ağladım, burada güldüm, burada yaşadım her şeyin ilkini diye başlamak istemiyorum klasikleşen cümlelerle ama seviyorum işte memleketimi yaa. İki yıl çok kısa geldi bana.( normalde ben yeniceliyim yani merkezde oturmuyoruz ama üniveriste için annemi babamı yenicede bırakıp üniversite okumaya merkeze geldim ) Bu son günlerimizde gezmediğimiz, gitmediğimiz mekan, yer kalmadı. İleride geriye baktığımızda onu yapamadık bunu yapamadık diye içimizde kalmasın istiyor sevgili arkadaşlarım ve bende elimden geldiğince onlara uymaya çalışıyorum J Fatmanur ‘un ayarlanır gider demesini, sabah Bahar’ın ilk kalkıp okul için hemen hazırlanıp bizimde elimizi ayağımıza karıştırdığı günleri, melikenin her sabah makyajı için bizi bekletmesini bile özleyeceğim J Tuğba ile Kübra’nın her gece dışarı çıkalım diye tutturmaları , yüzme dersindeki maceralarımız ve fitness solunundan çıktıktan sonra yediğimiz yemekler aldığımız kilolar, oyy oy hepsini özleyeceğim yahu. İki yıl daha olsa yine yetmezdi bize ama o kadar neşeli, dolu dolu arkadaşlıklarım varki bize bir ömür yetmezdi. Çanakkale küçük şehir diyenlere inat her yerde eğlenirdik. Alışveriş merkezi yokmuş Çanakkale’ hıh olmassa olmasın biz onu öylede seviyoruz arkadaşım. Okulumuz kampus de değil bizim ama kordona 5 dakika uzaklıkta diye kandırdık birbirimizi. Ayrıca kampüse gitmek için her sabah ders e yarım saat kala çıkıp ç8 i bekleyip gitmektense okula 10 kala çıkmak bize daha çazip gelio bunuda belitmek isterim J tmm ama çok ısrar etseydiniz kampüse de hayır demezdik canııım . hareket vakti gelince bu şehirden sanırım ağlayacağım.İzmirde olacağım çanakkaleden sonra. Kurulu bir düzenim var artık orada. İşimle alakalı ilkleri burada öğrendim ben seviyorum burasınıda İzmir içinde ayrı bir blog yazacapım zatennnnn Jama çanakkaleye döneceğim tekrardan biliyorum emeklilik olacak ama sanırım... deyip çanakkalenin ellerinden öpüyorum :)
23 Mart 2012 Cuma
öylesine
Offff çok canım sıkılıyor. Yapacak çok şey var aynı zamanda da yapacak hiç bir şey yok. Öyle garibim anlayacağınız ki ayrıca gribim. Ben mi kafamı çok şeye yoruyorum veya insanlara derdimi mi anlatamıyorum veya veya onu da bilmiyorum işte. Bazen küçük ayrıntılar insanı yorar ya işte bu aralar öyleyim. Vizelerim başlayacak bir hafta sonra. 1 nisanda da öss sınavım var. Sınavların yoğunluğundan şimdiden yoruldum. Oysa daha başlamadılar. Buarada annemle babamıda özledim bunuda geçmek istemedim söylemeden. Anlayacağınız öylesine bir yazayım dedim ben yaşıyorum hala onu haber vereyim dedim….
18 Mart 2012 Pazar
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
...
MEHMET AKİF ERSOY
Böyle bir kahramanlık, böyle bir mucize zafer en iyi böyle bir şiirle anlatılırdı. Mehmet Akif Ersoy, kahraman Türk Milletinin o dönemlerdeki hislerine tercüman olarak, bu hisleri gelecek nesillere aynı duygularla aktarmayı mükemmel bir şekilde başarmıştır. Bugün tekrar Çanakkale Zaferi ni kutluyoruz, Kahraman Şehitlerimizi,Gazilerimizi ve Vatan Şairimiz Mehmet Akif ERSOY u saygıyla anıyoruz.
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
...
MEHMET AKİF ERSOY
Böyle bir kahramanlık, böyle bir mucize zafer en iyi böyle bir şiirle anlatılırdı. Mehmet Akif Ersoy, kahraman Türk Milletinin o dönemlerdeki hislerine tercüman olarak, bu hisleri gelecek nesillere aynı duygularla aktarmayı mükemmel bir şekilde başarmıştır. Bugün tekrar Çanakkale Zaferi ni kutluyoruz, Kahraman Şehitlerimizi,Gazilerimizi ve Vatan Şairimiz Mehmet Akif ERSOY u saygıyla anıyoruz.
17 Mart 2012 Cumartesi
Teşekkürler :)
Melenkolik damlalar beni bir yazısında mimlemiş ilk olarak ona buradan teşekkür etmek istiyorum. ve uzun zamanıdr yazamıyorumdum yazmama vesile olduğu için tekrar teşekkür ediyorum :) Daha sonrada yazıma geçmek istiyorum...
1) Kendini seviyor musun ?
1) Kendini seviyor musun ?
Evet seviyorum kendimi ben yaa. Neden sevmeyeyim ki. Benimde her insan gibi hatalarım, pişmanlıklarım, saçma düşüncelerim olsa da seviyorum işte hem kendini sevmeyen başkalarını nasıl sevsinJ
2)Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir ?
Nelerden hoşlanırımmmm; insanlara yararlı olmaktan hoşlanırım. Ertesi gün için kendime kattıklarımdan hoşlanırım. Mesleğimde başarılı olmaktan hoşlanırım. İnsanlara güzel gözükmekten hoşlanırım. Yaa işte başka ülkeler görmektende çok hoşlanırım diyeceğim ama türkiyeden başka ülkeye açılamadım henüz şimdilik J
3)Hedeflerin nelerdir ?
Yaa bazen acaba çok mu şey istiyorum diyorum ama hedefimi kısacaçık yazayım. Suan 112 de çalışıyorum ve ilerde 112 de çalışacak insanlar yani paremedikler yetiştirmek istiyorum. Kısacası bu sene mezun oluyorum temmuzda dgs ye gireceğim. Kazanırsam çanakkale acil yardım ve afet yönetimi okuyacağım daha 2 yıl. Sonra linans mezunu olmuş olacağım. Sonra 1 yıl formasyon. Sonrada milli eğitim müdürlüğüne geçiş oda kurumlar arası geçiş sınavı ile olacak. Sağlık bakanlığındaaaan milli eğitime sonrada oradan türkiyenin bir bölgesine öğretmen olacağım sağlık meslek lisesine işte bu da benim hedefim. Sonrada sevgilime eş çoçuklarıma anne olacağım J
4)Kendini bir cümle ile anlatabilir misin ?
sempatik :)
5) Nefret ettiğin şeyler nelerdir ?
Sevgilimin bana haksız yere kızmasından nefret ediyorum. Sonra özür dilememesin den de daha çok nefret ediyorum. Sonra bencil insanlardan, kendini beğenmişlerden, benmerkezcilerden, sınavda 100 alan öğrenciden de nefret ediyorum. Sonra incecik çok yiyorum ama bir türlü kilo almıyorum diyen kızlara da var bir öfkem haberleri olsun J Şimdi sevgilime mesaj attım ve bana hemen mesaj atmamasından da nefret ediyomuşum şimdi fark ettim J Korku filmlerini de sevmiommm nefret ettiklerimi anlatacaktım pardon ama sadece araya bunu sıkıştırmak istedim J Sabah dersin ve stajın 8 de olmasından da nefret ediyorum. Farmakolojiden de nefret edeceğim yakında. Otobüs yolculuğundan da nefret ediyorum .
6) Favori şarkıların, filmlerin, kitapların nelerdir ?
Yaaa şimdi ruh halime göre değişir. Duygusal anımda slow dinlerim. Canım oyun havası da dinlemek ister bazen J bazen rap dinlerim. Bazen tasavvuf dinlerim. Yani ruh halim nasıl olursa öle çok ayırmam şarkı konusunda insanları J Filmler için ise daha önce de demiştim beni ağlatsın biraz güldürsün benim için en iyi film o film. Yukarı bak, incir reçeli, beni unutma bu aralar favorilerim. Kitap konusuna gelince şuan küçük şeyler 1 i okuyorum. Alacakaranlık serisi benim uzun zamandır favorim.
7)İlham aldığın kişiler kimlerdir?
Fikrine danıştığım insanlar tabikide var ama anlamadım ben bu soruyu yaaa :) ilham aldığım yok benim.
8) Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın ?
Ne o inanın hiç bilmiyorum. Bişeyde demek istemiyorum sonradan gülmeyeyim diye kendime :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






